Amerika’da, Avrupa’da, Suriye’de ve Arabistan’da Ramazan’ı idrak etmiş iki araştırmacı yazar; farklı coğrafyaların tecrübesini, ortak bir rahmet dili içinde buluşturuyor. Bu söyleşide, Şehr-i Ramazan’ın hem iç âlemimizi hem de şehir hayatını nasıl birleştirdiğini; doğu ile batı arasında kurduğu o ince ve derin köprüyü birlikte konuşacağız.

Ramazan, ferdî bir ibadet olarak insanı kendi içine çağırırken; iftar sofraları, terâvih saf­ları, sahur uyanışları, fitre ve fidye ile toplumsal hayatı da yeniden dokuyan bir iklimdir. Aynı hilâlin altında, doğudan batıya uzanan geniş coğrafyalarda farklı renklerle yaşanır; fakat gönüllerde uyandırdığı sıcaklık ve yakınlık hep aynıdır. Gurbet elde dahi Ramazan, kalpleri birbirine yaklaştıran, sofraları çoğaltan, yalnızlığı azaltan bir mevsim olur.